Ikili seçenekleri sosyal ticaret nedir

GRRM - 1999 Söyleşileri - 2

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır
25 Mayıs 2020
Bronn, 30’ların başlarında.
Eğer her bir şövalye başka bir kişiyi şövalye ilan edebiliyorsa Ser Osmynd Kettleblack gibi vicdansız şövalyelerin yahut toplumsal değerleri küçümseyen hanelerin bu durumu suistimal etmesine engel olan nedir?
Sosyal baskı. Bir şövalyenin akranları bunu yapana kötü gözle bakar. Evet, belli bir miktar para kazan olabilir ama şerefi kalmazdı ve şeref, bu kültürde hala çok önemlidir.
Ser Osmynd neden para için başkalarını şövalye ilan etmedi ya da en azından kendi kardeşlerini şövalye ilan etmedi? Aileler içinde bile şövalye olmayan kardeşler var, neden?
Şövalye olmak sadece basitçe “şeref” meselesi değildir, bu bir iş, yükümlülükleri var. Zırh ve en azından savaş atı için belli bir miktar servete ihtiyacını var. Savaşmanız, efendiniz çağırdığı zaman gitmeniz gerekir; insan eğitmeniz ve yönetmeniz beklenir. Bazı insanları (Willas Tyrell, Sam Tarly gibi) bunu yapamaz; bazıları sadece rahip, üstat gibi şeyler olmak için donanımlıdır. Şövalyelik de kısmen dindar bir parçaya sahip, bu yüzden eski ilahların takipçileri şövalye olmaya pek eğilimli değillerdir yoksa faturayı ödemek zorunda kalırlar.
Soylu doğumlu piçler şövalye olabilir mi?
Herkes şövalye olabilir.
Manderly’nin nasıl 40 yaşlarında yaverleri olabiliyordu?
Yaverleri, şövalyelik eğitimi alan, genç erkekler olarak görme eğilimdeyiz bu, gerçeğin sadece bir parçası. Tarihsel olarak hayatlarını tamamen yaver olarak geçiren kişiler de var; 30’larında, 40’larında hatta bazen 50’lerinde yaverler gayet yaygın bir şeydi. Bu insanlar belki şövalye olacak zenginliğe sahip değildi ya da eğilimleri yoktu. Onlar, teğmenliğe terfi etmek istemeyen kariyer ordusu çavuşunun orta çağ muadilleriydi.
Tyrion, babasının Fırtına Burnu’nuna yürümeden önce Robb’u yenmesi gerektiğini düşünüyordu. Stannis’in her an kaleyi terk edip, KL’ye saldırması açısından bu büyük bir risk değil mi?
Fırtına Burnu çok zorlu bir kale. Tywin ve Tyrion, Stannis’in cesurdan ziyade metotik bir adam olduğunu biliyor, bu yüzden düşman kalesini arkasında bırakması mümkün olmayacaktı. Stannis’in Davos’a açıkladığı gibi; psikolojik bir yönü de var dı, küçük de olsa “yenilgi” görmeyi kabul etmedi. Tywin’in Batı’ya yürümesi bir risk mi? Evet. Bu yüzden Harranhall’da uzun bir süre kaldı, Robb’un ona saldıracağını ümit etti ama olmadı, hesaplanmış bir kumar oynadı. Üç taraflı bir mücadelede (Renly ile beraber 4) herhangi bir belirleyici hareket bir risktir ve kazanmak için bazı riskler alınmak zorundadır.
İsyan sırasında Tyrell ve kuvvetleri, neden Fırtına Burnu’nu kuşatıp zamanlarını boşa harcadı? Bilhassa onların azam lordları savaşı kaybederken?
Targaryenler bir takım savaşları kaybetmişlerdi (ve bazılarını da kazanmışlardı), ancak Üç Dişli Mızrak ve King’s Landing Kuşatmasına kadar savaşı gerçekten kaybetmiyorlardı. Ve sonra kaybetti. Ve kuşatmalar orta çağ savaşının çok önemli bir parçasıydı. Fırtına Burnu coğrafi olarak stratejik değildi, ancak Kışyarı Starklar için önemli olduğu gibi Baratheon Hanesi için de önemli olan Robert’ın gücünün temeliydi. Düşmüş olsaydı, Robert evini ve topraklarını kaybederdi … ve iki erkek kardeşi düşman elinde rehine olurdu. Tüm önemli kişiler. Ayrıca Fırtına Burnu’nun düşüşü, fırtına lordlarının çoğunu onu dizini bükme zamanının geldiğine ikna edebilir. Yani kaleler nadiren önemsizdir.
Tyrellerin büyük bir ordusu vardı ama güçlerinin önemli bir kısmı Rhaegar ile birlikteydi. Prensin ordusu, Robert’ın ki daha çok savaş tecrübe etmesine rağmen, Robert’ın ordusundan daha fazlaydı. Savaşın tüm tarihini girmedim ama sadece iki büyük ordunun dövüşmesinden fazlası vardı; kuşatmalar, pusular, kaçış, düello, yağma ve Vadi ile Dorne Hudutları gibi bir dizi uzak yerde savaşlar…
Bir diğer ihtimal olarak Mace’in Aerys’in içten içe kaybetmesini umarken, ikili oynadığı söylenebilir mi? Böylece Ned gelir gelmez sancaklarını indirip, teslim olmuştur.
Ned geldiğinde Aerys ve diğerleri ölmüş, Viserys kaçmıştı; savaşacak kimse yoktu ve savaş her şekilde kaybedilmişti. Modern çağın “toplu savaş” kavramı o dönemler yoktu. Sadakat gibi ordular da kişiseldi. Tyrell’in teslim olması her zamanki gibi bir savaştı. Eğer bir nedenden ötürü Ned’e karşı boş bir savaş vermeyi denerse = daha fırsatçı sancaktarlarını diğer tarafa geçmiş olarak bulabilirdi.
Cat’in Jon’a karşı kötü davranışları hakkında bir soruya cevaben… “Kötü davranış” abartılı bir kelime. Cat, Jon’u kan gelinceye kadar dövdü mü? Hayır. Kendisinden uzaklaştırdı mı? Evet. Sözlü olarak onu suistimal edip, saldırdı mı? Hayır. Bran’ın hasta yatağında olanlar özel bir durumdu ama kendi çocuklarının haklarını konusunda çok koruyucuydu ve kral’ın ziyafetinde meşru doğumlu çocukları ile onun arasında keskin bir çizgi çekti. Jon kesinlikle onu başka yerde görmeyi tercih edeceğini biliyordu (Bu açıklamayı her daim biraz eksik ve yanlış bulmuşumdur çünkü Jon’un duygu ve düşüncelerine baktığımızda tam tersi bir resim çıkıyor; tamam, sürekli bir sözlü saldırı ve dayak gibi şeyler kuşkusuz yok ama basit bir soğuk bakıştan fazlası olduğu aşikar, yoksa en basitinden bu oğlan niye sürekli bu kadından korkup, ağlasın?)
Kanlı Oyuncular, diğer paralı asker birliği kadar eski değil ama çok yeni de değil, isimleri muhtemelen Vargo’dan öncesine dayanıyor. Bir Qohorik şu an onlara liderlik ediyor, sonrasında muhtemelen bir Lys’lı veya Dorne’lu ya da Ibbenli liderlik edebilir.
POVlarını nasıl yazdığı ile ilgili sorusu üzerine… Genelde bir karakteri seçiyorum ve bir duvara toslamadan önce onunle ilgili birkaç pov yazıyorum ve sonra bir başka pov’a geçiyorum ve bu şekilde devam ediyor. En zor POVlar, sanırım büyü elementleri yüzünden de Dany ve Bran ve Bran’ın ayrıca en genç POV olması ve sakat olduğu için kısıtlı olması gibi bir durum da var. Diğer tarafta Tyrion ve Ned’in bölümleri… kendilerini yazıyorlar gibi görünüyor.
Jon’un doğum zamanı ile ilgili bir soru üzerine… Jon ile Dany arasında muhtemelen 8-9 ay gibi bir zaman var… Cat ve Ashara söylentileri üzerine… Söylemeye gerek yok, hepsi zamanla açıklanacak. Ashara Dayne, Kayanyıldız’da yere çakılmadı çünkü bana yazan okuyucular böyleymiş gibi varsayıyor. Dorne’da da atlar var, biliyorsunuz ve tekneler… kendilerine ait olmasa da…Elia’nın Rhaegar ile evlenmesinden sonraki ilk birkaç yıl içinde Prenses’in KL’deki birkaç kadın eşlikçilerinden biriydi. Kalanını kitaplar için saklıyorum.
Greyjoy saldırısı sonrası Tywin, Lannister filosunu yeniden inşa etti. Burada 20 ya da 30 tane gemiden bahsediyoruz. Buna karşın Greyjoy filosuna denk olabilecek yegane deniz filosu Arbor’un kraliyet filosu ve Redwyne filosudur. Greykoy ve Redwyne, Westeros’un geleneksel deniz güçleridir. Lannister gemileri, Demir filonun dar gemilerinden daha heybetli ve büyük; çarklar, karyolar, akrepler gibi şeylerle beraber. Tyreller de Lannisterlarla aşağı yukarı aynı durumdadır ama onlar sancaktarlarına biraz daha bağımlıdır; bilhassa Kalkan Adalarındaki… Hightowerların, ticaret gemilerini korumak için, sadece birkaç savaş gemisi vardır.
Ned’in ordusu ona Dorne’a kadar eşlik etmedi, orada savaş yoktu ama şüphesiz sınırlarda küçük çatışmalar vardı. Lakin Martellerin savaşın dışında kalması tamamen doğru değil, Prens’in ordusunda KM Prens Lewyn komutasında Dornelu askerler vardı. Lakin Dornle’lar prensi olması gerektiği şekilde desteklemediler, bu kısmen Elia yüzünden öfkeli olduklarından kısmen de Doran’ın doğuştan gelen ihtiyatından.
Sevginin bir çok çeşidi var. Robert, kardeşlerini şüphesiz bir şekilde seviyordu ve onlara karşı dürüsttü ama onlardan tamamen hoşlanmıyordu. Stannis ile ilişkileri her zaman dikenliydi. Renly ise ailenin bebeği idi ve saraya gelene kadar Robert ile çok az zaman geçirdi. Robert’ın ona düşkün olabileceğinden şüpheleniyorum ama yakın değillerdi. Stannis, Fırtına Burnu dururken Ejderha Kayasının verilmesinden hiç hoşlanmadı ve bunu hakaret algıladı… ama Robert’ın bu amaçla yaptığı doğru değil. Targlar varislerini her daim Ejderha Kayası prensi olarak atamıştır. Joffrey doğana kadar da Robert, Stannis’i varisi olarak seçmişti. Robert iki kaleyi de kardeşlerine vermek yerine oğullarına verebilirdi ama bunun yerine kardeşlerine verdi ve ellerinde tutmalarına izin verdi, dikkatsiz cömertliğinin bir başka göstergesidir.
Valyria ve kıyameti hakkında ilerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama illa Kılıçların Fırtınasında olacağını söyleyemem.
Jaime’nin Aerys’i öldürürken ki duyguları konusunda fikirleri var. Bazıları onun acılık hissettiğini düşünüyor, şahsen ben biraz eğlendiğini de düşünüyor.
İki görüş de doğru.
Westeros'da Evlilik ve Nişan Yaşı 6
8 bin yıl önce Ötekiler nasıl yenilgiye uğradı? Sayılarına bakınca yenilmez gibi görünüyorlar? İnsanlar karşı saldırıda bulundu mu?
Binlerce yıl önce olan bir şey, bazı gerçekler sisin arasında kayboldu ve zamanla efsaneye dönüştü. İlerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama muhtemelen her şeyi değil, hayır.
Yüzsüz İnsanlar, önceden bir tarife listesi asmaz. Onlara ölmesini istediğiniz kişiyi söylersiniz ve onlar da kim olduklarına ve zorluğuna göre durumlara göre fiyat üstüne tartışıp, karara bağlar. Ne kadar zorlu ve üst seviye kişiyse fiyat da o kadar yüksek olacaktır.
Arya’nın yakaladığı siyah kedi, Rhaenys’in kedisi Balerion olabilir mi?
Olabilir.
Westeros’ta erkekler 17 yaşında yetişkin kabul edilir. Yaş kaç olursa olsun yemin edildiğinde (NW veya KM için şeylerde) iş bitmiştir, kaçış yoktur, yaşın gençliği bir kurtulma aracı olmaz. Ayrıca NW, 12 yaş gibi oldukça genç bir kişiye yemin ettirmez.
Sorunun özeti: Hornwood mirası; Lord Hornwood’un kız kardeşi mirası devralacak kişi olarak düşünülmedi ama onun oğlu ve lordun piçi düşünüldü. Elimizde birkaç kadın lord (Mormont, Dustin ve Whent) olduğu düşünülürse bu pek mantıklı gelmiyor. Lord Hornwood ‘un karısı ve gelecek kocası mirası elinde tutacak kişi olarak tasvir edildi. Ayrıca Leydi Whent’in bir Frey ile evlenmiş olmasına rağmen hanesinin son üyesi olması üzerine bir soru soruldu ama GRRM buna cevap vermedi.
Bu soruya kısa cevap; Westeros miras hakkı gerçek orta çağ dönemine göre modellendi. Yani belirsiz, kodlanmamış, farklı yorumlara tabi ve çoğu zaman da çelişkili. Adamın ilk doğan oğlu varis olur, sonra bir sonrakine geçer. Yaşayan bir erkek varken Dorne hariç kızlar, miras konusunda pek göz önüne alınmazlar. Erkek evlatlardan sonra kız evladın mirası alacağı söylenir ama ölü adamın kardeşlerinden biri buna itiraz edebilir. Kız mı erkek mi daha önceliklidir? İki tarafın da bir talebi var.
Ya hiç çocuk yoksa ve geriye sadece torun ve büyük torunlar varsa? Öncelik ve yakınlık daha öncelikli bir prensip midir? Piçlerin hakkı var mı? Meşrulaştırılmış piçler, meşru doğumlu çocuklardan sonra mı yoksa doğum sırasına göre mi sıraya giriyorlar? Dullar ne olacak? Ve ölen kişinin iradesi ne olacak? Bir lord, oğlunu mirastan menedip diğer oğlunu varis yapabilir mi? Yahut bir piçi?
O dönemler de Westeros’ta da keskin, net bir cevabı yok. Olaylara genelde vaka bazında karar verilir, her bir dava bir sonrakine emsal teşkil edebilir ama çoğu zaman emsaller, taleplerle çatışabilir. Orta Çağ’a baktığınızda “çatışan hak talepleri” savaşların nedenin 4’te 3’ünü kapsar. O dönemlerin dünyası yasalarla değil erkeklerle yönetiliyordu. Yasaların belirsizliği lordun bir yerde tercih ettiği bir şey olabilir çünkü bu, onlara güç sağlıyordu. Hornwood davasında kararı sonuçta bir “lord” verecekti ve daha güçlü hak sahipleri karardan memnun değilse, silahlarını çekebilir. Yani kısaca miras meselesi, yasalar kadar politika ile de alakalı bir şekilde karara bağlanıyordu.
Renly, kaygısız ve dikkatsiz bir kişiydi ve geniş genellemerle konuşuyordu (Renly’nin taht talebiyle ilgili konuşmasıyla ilgili). Bağlamdan görebildiğimiz üzere abisinin yasal dayanağını hiçbir şekilde umursamadı, onun ilgilendiği tek şey ordusunun ne kadar büyük olduğuydu.
The Hedge Knight’ta binlerce yıllık yaşta olan kadim ejderhalardan bahsediyor. Targaryenler getirmeden önce Westeros’ta ejderha var mıydı? Yoksa Targlar gelirken ejderha iskeletlerini de mi getirmişti?
Bir zamanlar ejderhalar vardı. (Buz ve Ateşin Şarkısı 'Ejderhalar' 4 )
Kitaplar için sakladığınız bir şey olabileceğini düşündüğüm takip sorusu, Westeros dışındaki Ejderhalara ne oldu? Eğer doğru anladıysam, Simyacılar hiçbir yerde ejderha olmadığını söylüyorlar. Öyle miydi?
Artık var olduğu bilinen ejderhalar yok … ama bu bir ortaçağ dönemi ve dünyanın büyük bölümleri hala terra incognita, bu yüzden gizemli yerlerde çok uzakta her zaman ejderha manzaraları hikayeleri var. Üstatlar bunları kaile almama eğilimindedir.
Ben Tad Williams’ın büyük bir hayranıyım. Tolkien’i yıllarca sevmeme rağmen, modern fanteziyi okumayı bıraktım çünkü çoğu korkunç türev şeylerdi. Sonra Tad’in DRAGONBONE CHAIR’ini denedim ve oturdum ve kendi kendime “Evet! Bu doğru bir yazarın elinde müthiş olabilir!” dedim. Bu ilham olmadan hiçbir zaman BUZ VE ATEŞİN ŞARKISINI yazmazdım. Eğer bulabilirseniz metinlerde bu seriye dair bazı şeyler var. (Azor Ahai Efsanesi 'Sahte Ulak' 1 )
Eğer Dany kısırsa (varisi olmayacağı için) neden Westeros’u işgal etmek istediğine dair bir soruya, cevap vermedi.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]

Malezya Türkiye'yi alternatif ticaret ortağı olarak görüyor, Mahathir

Malezya Başbakanı Mahathir Bin Mohamad Cuma günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ülkesi için alternatif bir ithalat kaynağı olabileceğini söyledi.
Türkiye’ye sıkı sıkıya düzenlenen dört günlük resmi ziyareti sırasında, Ankara’nın başkenti Anadolu Ajansı’yla yaptığı özel röportajda, Müslüman dünyasının kıdemli siyasetçisi Rohingya krizi, Filistin’in davası ve Doğu’daki Uygur Müslümanlarının durumu ile ilgili ikili konular hakkında konuştu. Türkistan, aksi takdirde Çin'in Sincan eyaleti olarak bilinen bölge.
Ülkenin Dış Ticaret Geliştirme Şirketi'ne göre, Malezya’nın 2018’deki toplam ticaret hacmi 455 milyar dolar civarındaydı. Güneydoğu Asya ülkesinin ihracatı yaklaşık 242 milyar dolar, ithalatı ise 213 milyar dolar civarındaydı.
Ancak, son rakamlar iki ülke arasındaki toplam ticaretin 2,38 milyar dolar olduğunu gösteriyor.
“Türkiye'de görüyoruz, diğer ülkelerden ithal ettiğimiz bazı şeylerin ithalatı için çok fazla potansiyel. Türkiye alternatif bir kaynak olabilir, ”dedi Mahathir.
-Türkiye'ye resmi ziyaretinizde yaptığınız ikili görüşmelerin en önemli noktaları nelerdi? Ziyaretinizden sonra Türkiye ile Malezya arasındaki ticari, politik ve kültürel ilişkilerde ne gibi gelişmeler bekliyorsunuz?
Mahathir Mohamad (MM): Vurgu, Malezya ile Türkiye arasındaki ilişkiyi geliştirmemiz için verilen karar olacaktır. Savunma alımları açısından ekonomik alan dahil olmak üzere tüm alanlarda ve çeşitli alanlarda teknoloji alışverişinde bulunmak.
- Önceki açıklamalarda, uluslararası ekonomik sorunlara işaret ettiniz ve mevcut döviz ticaretinin manipülatif olduğunu söylediniz. Altının, Doğu Asya ülkeleri arasında ithalat ve ihracat yapmak için kullanılabileceğini öne sürdünüz. Bu öneriye baskı yapıyor musunuz? Malezya ve Türkiye ticaret yapmak için altın kullanabilir mi?
MM: Evet, çok fazla. Yani, Malezya bir ticaret ülkesidir, ihracatına bağlıdır, yaklaşık 200 farklı ülkeye ticaret yapar. Yaptığımız yaptırımlar veya ticaretimizi etkileyen ve aynı zamanda ekonomik kalkınmamızı da etkileyen diğer engeller söz konusu olduğunda bu ülkelerin açık kalması bizim için önemlidir. Bu yüzden Türkiye'de görüyoruz, başka ülkelerden ithal ettiğimiz bazı şeylerin ithalatı için çok fazla potansiyel. Türkiye alternatif bir kaynak olabilir, ancak bunun ötesinde, sahip olduğumuz kadar ticarete de odaklanmadık. Türkiye’nin Malezya’ya ihraç edilebilecek tüm ürünlerini tanımlamamız gerekmektedir. Malezya ayrıca Türkiye'ye sadece hurma yağından fazlasını ihraç etmek istiyor.
-Ticaretin anlamı ne olurdu? Türkiye ve Malezya altına bağlı olarak alım satıma başlayabilir mi yoksa ABD doları mı?
MM: Şu anda ABD dolarını kullanıyoruz. Ancak takas ticareti yapmamız ya da kendi para birimlerimizi kullanmaya karar vermemiz mümkün olabilir.
-İsrail’in ihbarları ve Filistin davasını savunan konuşmalarınız, Müslüman dünyasında yaygın bir beğeni topladı. İsrail'in Filistin'e karşı acımasız politikaları konusunda ne tür politikalar izlemeyi planlıyorsunuz?
MM: Filistin sorunu ile ilgili olarak, bu konudaki açık gerçek, medyada veya televizyonda yeterince havalandırılmadığı. Filistin’in sorunlarını vurgulamamak medyanın bir anlaşması gibi görünüyor. Elbette, İsrail Devleti yapmak için Filistin topraklarının onlardan nasıl yararlanıldığına dair hiçbir söz yok. Daha sonra İsrail Filistin'de daha fazla toprak işgalinde uluslararası hukuka aykırı davrandı. Bunlardan sık sık söz edilmedi. Her zaman vurgulamamız gerektiğini düşündüğümüz en önemli şey terörizmin sebepleridir. Bugün, neredeyse Müslümanlar üzerindeki terörizmi suçlayacak bir fikir birliği var. Ancak, Filistin’in ele geçirilmesinden ve İsrail’in uluslararası hukukun göz ardı edilmesinden sonra söylediğiniz gerçek, bu terör eylemlerine yol açtı. Ancak terörizmden kurtulmak için, neden terörize edilmelerinin nedenini bilmek zorundayız. Malezya'da, Malezya'daki tüm teröristler de dahil olmak üzere, insanların kalbini ve aklını kazanmayı planladık ve terörizm sona erdi. Ancak terörizmin nedenlerini tedavi etmezseniz, terörizmi durduramazsınız.
-Bu bağlamda, ABD ve bazı Körfez ülkeleri tarafından teşvik edilen “Yüzyılın Anlaşması” hakkında fikriniz nedir?
MM: Evet, sadece sorunun kendi tarafını tanıtmak için. Açıkça uluslararası hukukun ihlali olmasına rağmen yaptıkları şeyi haklı çıkarmak istiyorlar. Her şeyden önce, demokratik süreçler için bir ihmaldir. Filistinlilerin topraklarına el koyması referandumun sonucu değildi ya da kamuoyu hakkında fikir sahibi oldu. Arazi henüz Filistin'de yaşayan insanların düşünce ve duygularını dikkate almadan İsrail'e verildi ve verildi.
- Malezya ve Türkiye bu Filistin meselesini çözmek için nasıl işbirliği yapabilir?
MM: Tabii ki, konuyu canlı tutmak da elbette. Hiçbir şey olmamış gibi, sorunu tamamen ortadan kaldırmak için bir girişim var. Fakat gerçek şu ki, Filistinlilere karşı işlenen çok büyük bir adaletsizlik var ve bizce hem Türkiye hem de Malezya, bu sorunu yaşatmak istiyor, böylece dünyanın Filistinlilere yapılan haksızlığı takdir edeceğini düşünüyoruz.
- İsrail-Filistin meselesinde ana terörizm örneğini incelememiz gerektiğini söylediğin gibi, İsrail’in yasadışı bir şekilde yaratılmasının terörizmin temel nedeni olduğunu söyleyebilir miyiz?
MM: Asıl sebep bu. Fakat elbette şu anda, İsrail devletinin olduğu, en azından İsrail Devletinin önceki Filistin halkının mülklerini geri almalarına izin vermesi gerektiği bilinen bir gerçek. Ya da en azından iki farklı devlete sahip olmak ve İsrail'i Filistin topraklarında yerleşim kurmaktan alıkoymak. Yapmamız gereken şey budur. Ve bunun yanında terörizmin nedenlerini biliyor ve onlara davranırsak, Filistinlilere uygulanan bu adaletsizliği durdurmak için harekete geçiyoruz, tüm dünyada daha az terör olacağı ya da terör olamayacağını düşünüyorum.
- Hükümetin Rohingya Müslümanlarının problemleriyle de ilgileniyor. Malezya devlet yetkilileri de aynı şekilde Myanmar yönetimi üzerinde uluslararası baskı yapılması çağrısında bulundu. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Saifuddin Abdullah Rakhine eyaletinde insanlığa karşı suç işleyenlerin yargılanması çağrısında bulundu. Malezya'nın Rohingya krizi konusundaki politikasını kısaca açıklayabilir misiniz?
MM: Malezya genellikle diğer ülkelerin içişlerine karışmak istemiyor. Ancak bu durumda, katliam veya soykırım söz konusudur ve Malezya soykırıma ve Myanmar vatandaşlarının haksız muamelesine karşı farklı ırklara karşı davranmaktadır. Bu yüzden, Rohingya'nın aynı zamanda Myanmar vatandaşı olduğunu kabul ederek bunu çözmemiz gerekiyor. Tabii ki Myanmar, bir zamanlar birçok farklı devletten oluşuyordu. Ancak İngilizler, Myanmar'ı bir devlet olarak ve Burma eyaletinde bulunan kabilelerin birçoğu yüzünden yönetmeye karar verdi. Ama şimdi elbette, ya vatandaş olarak kabul edilmeli ya da kendi devletlerini kurmaları için kendilerine toprak verilmelidir.
- Uluslararası Adalet Divanı'nın (ICJ) Rohingya konusundaki kararlarına ilişkin değerlendirmeniz nedir?
MM: UAD, yalnızca konunun her iki tarafının da mahkemenin bulgularını kabul etmeyi kabul etmesi durumunda çalışabilir. Ancak UAD, tek taraflı bir karar verirse ilgili taraflarca saygı gösterilmeyecektir. Bu nedenle, ICJ yöntemine atıfta bulunmada etkili olabilmek için Myanmar hükümetinin endişesine ihtiyacımız var.
- Doğu Türkistan’da Uygurlar’ın durumunu ele almak için neler yapılabilir?
MM: Çin'e bu insanlara vatandaş olarak davrandığını söylemeliyiz. Farklı bir dine sahip olmaları, onlara yönelik tedaviyi etkilememelidir. Mesela Malezya çok dinli bir ülke ama bütün dinlere aynı şekilde bakılıyor. Bununla birlikte, şiddet varken, elbette, Çinlilerin ellerine oynuyorsunuz, bunun, bu insanlara farklı davrandıkları şiddet nedeniyle olduğunu iddia edecekler. Bu nedenle, müzakere, tahkim veya mahkeme yoluyla çatışmaların çözümünü her zaman savunuyoruz. Ancak şiddete başvurduğunuzda, iyi bir sonuç bulmak çok zordur, çünkü şiddetin hedefe ulaştığı bir durum olmamıştır.
- Bildiğiniz gibi, Türkiye ülke içinde ve dışında Fetullah Terör Örgütü (FETO) ile mücadele ediyor. Bu bağlamda, özellikle FETO bağlantılı okulları kapatırken, Malezya Türkiye'ye büyük destek verdi. 2017'de birkaç FETO üyesi tutuklandı ve Türkiye'ye iade edildi. Malezya’nın Türkiye’nin FETO’ya karşı mücadelesine desteği prömiyeriniz boyunca devam edecek mi?
MM: Malezya hiçbir ülkede ayaklanmayı desteklemiyor. Diğer ülkelere karşı gerçekleştirilen eylemler için bir üs olarak kullanılmaması politikamızdır. Bu nedenle, Malezya’yı Türkiye hükümetine karşı muhalif bir üs olarak kullanma girişimleri olduğunu tespit ettiğimizde, bu okulları kapatmak için harekete geçtik.
- Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında hükümet kurulduktan sonra ikinci görev sürenizdeki başarılar nelerdir?
MM: Bir önceki sorun muazzam miktarda para ödünç aldığından, aramızda finansal bir sorun olan çok fazla sorun kaldı. Ve önceki hükümet tarafından alınan kredileri geri ödememiz gerekiyor. Ve paranın nerede tutulduğunu bilmiyoruz [önceki hükümet tarafından]. Bilirsiniz, bazı işletmelerde parayla alabileceğimiz bir yatırımdır, ancak para kayboldu. Ve dışarıdaki parayı sakladıklarına inanıyoruz, ve mevcut hükümet üzerindeki finansal baskı çok büyük. Ve iyi bir ekonomik yönetime dönüşümüzü engelliyor. Bunun ötesinde, elbette, mevcut hükümeti baltalamak için çok başarılı olmasalar da, politik girişimler var, ama elbette iyileşmek için atılan eylemlerin seyrini geciktirecekler.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Forex ve İkili Opsiyonlar için Akıllı Ticaret Sistemi I Hemen Şimdi Bedava İndir İkili Opsiyonlar Kıbrıs'taki Ticaret Platformu - YouTube Yeni Başlayanlar İçin İkili Opsiyon Ticareti Stratejisi (İkili Opsiyon Sistemleri Kıbrıs) Bilgisayar Bilimleri 1 - İkili (Binary) Sistem IQ Option Ticaret Pencerelerinin Ayarlanması

İkili opsiyon ticareti, piyasalardaki en yeni ticaret şeklidir. Basitlikleri, kullanım kolaylığı ve sabit kazanç oranları sebebiyle ikili opsiyon ticareti, yatırımcılar arasında oldukça çabuk bir şekilde popüler olmuştur.Özellikle karmaşık yapısı ve denetime girmesi sebebiyle Forex ticaretine en büyük alternatif olarak gösterilmektedir. Olymp ticaret bonus uyrca 2020. Ikili opsiyonlar ticareti nedir - İkili seçenekler 2020 İkili Opsiyon Ticaretine başlamak için gerekli olan bütün bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. İkili opsiyon ticaretine başlangıç bölümünde ikili opsiyon işlemlerine tamamen yabancı olan, ancak bu ticaret şekline adım atmak isteyen yatırımcılar için düzenlenmiş makaleleri bulabilir ve bu sektöre ilk adımınızı atabilirsiniz. Ikili seçenekleri sosyal ticaret nedir. Brokerler en iyisidir - bunları nasıl tanımlarsınız: İkili opsiyon kazanmak İkili Secenekleri Ticaret Video Nedir bu alman Forex sinyalleri. Mehmet Sabri BALIK Kasım 15, 2018. Daha Iyi Ticaret Platformu İkili opsiyon İşleminin riskleri nelerdir. Özdem ONUREL Şubat 27, 2019. İkili Seçenekler Öğrenme Petrol fiyatları ve xom hissesi üzerine opsiyon İşlemleri.

[index] [4424] [3415] [6631] [235] [1711] [5945] [4013] [4399] [2187] [2890]

Forex ve İkili Opsiyonlar için Akıllı Ticaret Sistemi I Hemen Şimdi Bedava İndir

Forex ve İkili Opsiyonlar için Akıllı Ticaret Sistemi I Hemen Şimdi Bedava İndir Bedava İndir https://fxsistem.com KANALIMA ÜCRETSİZ ABONE OLUN https://tiny... ikili opsiyonlar, ikili opsiyonlardan para kazanmak, ikili opsiyon siteleri 2015, ikili opsiyon stratejileri, ikili opsiyon nedir, ikili opsiyon kazanç tekniği, ikili opsiyon turbo, ikili ... Herkes için bilgisayar bilimlerine giriş, ikili sayı sistemi, decimal onlu sayı sistemi, sayma, temel bilgisayar. İkili Opsiyonlar Kıbrıs'taki Ticaret Platformu ikili opsiyonlar, ikili opsiyonlardan para kazanmak, ikili opsiyon siteleri 2015, ikili opsiyon stratejileri, ikili opsiyon nedir, ikili opsiyon kazanç tekniği, ikili opsiyon turbo, ikili ...

https://forex-thai.cryptocurrencyexchanges.live